Türk Milleti Ahlaki Değerlerini Kaybediyor
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, Toplumsal ahlak ve eğitim olarak son yıllarda büyük bir dejenerasyon yaşadığımızı ve ahlaki normlarımızın bozulduğunu söyledi.
İYİ Parti Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, gündüz kuşağındaki televizyon programlarının toplumun ahlakını ve aile yapısını olumsuz etkilediğini ifade ederek, "Gündüz Türk milletinin ve özellikle evde olan insanların çok uzun saatler televizyon seyretmek gibi bir alışkanlığı var. Bence dejenerasyona en büyük katkıyı sağladığına inandığım RTÜK, öncelikle ele alması gereken gündüz kuşağındaki toplumun ahlakını ve aile yapısını dejenere eden programlara son vermesi gerekiyor." dedi.
İYİ Parti Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, okul öncesi eğitimde çocuklara dürüstlük, çalışkanlık ve saygı gibi genel ahlak kurallarının yeniden verilmesi gerektiğini belirtti. Ofluoğlu, “Okul öncesi eğitimden başlayarak, çocuklara genel ahlak kurallarını bizim çocukluğumuzda verildiği gibi dürüst insan olmayı, çalışkan olmayı, büyüklerine saygılı olmayı, küçüklerini korumayı bu genel normları verecek bir eğitim sistemini yeniden ele alınması lazım." diye konuştu.
Diyarbakır’daki bir çocukla ilgili yayın yasağını eleştiren Ofluoğlu, toplumu bilinçlendirmeye yönelik hareketlerin daha etkili olacağını ifade etti. "Basının her alanda kamuoyunu doğru şekilde ve doğru haberler ile bilgilendirmesi gerektiğine inanıyorum. Gizlemek ya da üstünü örtmek çözüm değil" dedi. Gerçek haberlerin yanlı ve yandaş medya ile değil, doğru şekilde haber yapılmasının kamuoyuna büyük katkı sunduğuna inanıyorum. Bunu saklamak bir şeyi çözmüyor. Üstünü örtmeye, ötekileştirmeye hatta halının altına süpürmeye neden oluyor. Halbuki bu şiddeti uygulayanı toplumun her kesiminin bilmesi gerekiyor. Ayrıca, Türk toplumunda ve Türk geleneğinde çocuklara sahip çıkmak, çocukları korumak gibi genel bir gelenek vardı. Biz, biz olmaktan uzaklaştık. Dolayısı ile Türk milletinin yeniden kendi kodlarına dönmesi lazım. Bunun için ise devletin ilgili kurumlarının özellikle Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeniden bu konuyu ele alması gerekiyor." dedi.
Ofluoğlu, devletin eğitim kurumlarının şiddet ve ahlaki bozulmalarla mücadelede daha aktif rol oynaması ve okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi gerektiğini söyledi. "Okul öncesi eğitim artık zorunlu değil, değişik eğitim kurumları var. Halbuki Devlet eğitimin her aşamasında yer alarak, şiddeti de, ahlakın yeniden revize edilmesini de, insan olmanın erdemlerini de çocuklara kazandırabilir." dedi.
İlgili Haberler
Cumhurbaşkanı'nın ve ülkeyi yönetenlerin topluma yönelik söylemlerinin de önemli olduğunu belirten Ofluoğlu, "Toplum Cumhurbaşkanı'nın söylemlerini örnek alıyor. Kanın, çocuk veya sokak hayvanlarına yönelik söylemlerinde eğer dillerine dikkat ederlerse mesela Cumhurbaşkanı kamuya açık bir söyleniminde kadına, çocuğa veya herhangi bir canlıya uygunalacak şiddeti en ağır bir şekilde hiç bir müsamaha göstermeden gereken cezayı vereceğiz, bunun için bütün kurumlarımız el birliği ile çalışacak dese şiddetin önlenmesinde bunun çok önemli olduğunu ve çok fayda sağlayacağını düşünüyorum." dedi.
Son olarak, Meselenin bütüncül bakmanın, birlikte ve istişare ile ülkenin en önemli problemi olan şiddete el birliği ile çözüm önerileri üretmenin olduğunu ve Atatürk'ün "çalışkan olmak" sözünü hatırlatan Ofluoğlu, liyakatin esas alındığı politikaların önemini vurgulayarak, toplumun her ferdinin dürüst ve çalışkan olması gerektiğini söyledi. "Torpilden uzak, liyakat ve milli çıkarların ön planda olduğu bir politika anlayışı benimsenmelidir" diyerek, bu yönde çaba göstereceklerini belirtti.


