"Bir Çocuğun Okula Gitmek İstememesi Aslında Bir Yardım Çağrısıdır"
Okulların açılması çocuklar için heyecan verici olduğu kadar kaygı ve stresin de yoğun hissedildiği bir dönem. Uzm. Klinik Psikolog Büşra Bülbül, çocukların bu süreçte yaşadığı uyum sorunlarına dikkat çekerek ailelere önemli önerilerde bulundu.
Uzm. Klinik Psikolog Bülbül, çocukların kaygılarının doğal bir tepki olduğunu belirterek, “Ebeveynler çocuklarının duygularını bastırmaya çalışmamalı. ‘Korkma, bir şey yok’ demek yerine, ‘Yeni bir döneme başlıyorsun, biraz kaygılı hissetmen çok normal’ gibi ifadeler çocuğa anlaşıldığını hissettirir” dedi.
Tatilde bozulan uyku düzeninin okullar başlamadan önce toparlanması gerektiğini vurgulayan Bülbül, rutinlerin kaygıyı azaltmada büyük rol oynadığını ifade etti. Ayrıca ebeveynlerin kendi duygularını yönetmesinin önemine dikkat çekerek, “Çocuklar anne-babalarının duygularını çok çabuk sezer. Ebeveyn sakin ve kararlı olursa çocuk da kendini daha güvende hisseder” diye konuştu.
Çocuğunu okula göndermekte zorlanan ailelere de seslenen Bülbül, bunun bir “yardım çağrısı” olabileceğini belirterek, “Tehdit ya da ceza kısa vadede işe yarıyor gibi görünse de kalıcı çözüm sağlamaz. Çocuğun duygularını anlamak ve neden zorlandığını konuşmak gerekir” ifadelerini kullandı.
Okulun ilk günlerinde görülen ayrılma kaygısının normal olduğunu söyleyen uzman psikolog, bunun birkaç gün veya hafta içinde azalacağını, ancak iki haftadan uzun sürmesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğini aktardı. Sınav yılına başlayan öğrenciler için de kaygı yönetiminin kritik olduğunu vurgulayan Bülbül, “Gerçekçi ve dengeli bir çalışma planı, dinlenme ve hobilere de zaman ayırmak çocuğun motivasyonunu korur. Ebeveynlerin sürekli kıyaslama yapması ya da yüksek beklentiye girmesi kaygıyı artırır. Çocuğun çabasını fark etmek en önemli motivasyon kaynağıdır” dedi.
Bülbül, nefes egzersizleri, düzenli molalar ve spor gibi aktivitelerin de kaygıyı dengelemede etkili olduğunu belirtti.


