İçeriğe geç
5 Kasım 2026, Perşembe

Zamana Direnen İpekböcekçiliği: İpeğin 600 Yıllık Hikâyesi

Kültür Bakanlığı sanatçısı Tülay Genç, yıllar önce ipek böceğiyle çıktığı yolculuğu ve el emeğiyle şekillendirdiği ipek iplikleri anlattı. Genç, bu geleneğin yüzlerce yıllık bir miras olduğunu vurguladı.

· 2 dk okuma
AnkaRadar sitesini Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Zamana Direnen İpekböcekçiliği: İpeğin 600 Yıllık Hikâyesi
Paylaş

Son yıllarda unutulmaya yüz tutmuş ipek böceği yetiştiriciliği, ipek dokumacılığı mesleğini yeniden canlandırmak isteyen Tülay Genç Defne Koza Evi'nde bu mesleği yeniden yaşatmaya çalışıyor. 
“Yıllar önce ipekböcekçiliğiyle, ustam Ali Büyükaşık sayesinde tanıştım,” diyen Genç, mesleğe alaylı olarak başladığını ve sürecin zorluklarını şöyle aktardı:
“İpekböcekçiliğine yapboz gibi başladım. Alaylı bir şekilde öğrenmeye çalıştım. Tabii ki böceklerim öldü, yaptığım da oldu yapamadığım da…”

2014 yılından bu yana düzenli olarak ipek üretimi yaptığını söyleyen Genç, bu işin ciddi bir özveri istediğini belirtti:
“İpek böceği beslemek çok kolay bir şey değil, gerçekten çok zor. En az 600-700 yıllık bir meslek bu. Ve yılda sadece bir kez, nisan ayında beslenirler.”

Böceklerin hassaslığına da dikkat çeken Genç, çevresel etkilerin üretimi doğrudan etkilediğini vurguladı:
“Biz onları uyandırdığımızda atölyede parfüm, krem, zirai ilaç olmamalı. Belediyenin ilaç sıkmaması gerekir. En ufak bir koku bile böceklerin ölümüne neden olabilir.”
İpek Böceğinin Döngüsü 45 gün Sürüyor

İpekböceği döngüsünün 45 gün sürdüğünü ifade eden sanatçı, geleneksel yöntemlerle üretim yaptıklarını belirtti:
“Her biri 1500-1800 metre iplik örer. Ama biz böceğimizi öldürmeyiz. Ya kendini içine hapseder ya da kelebeğe dönüşüp yumurtasını bırakır. Tüm süreç 45 gün sürer.”

İlgili Haberler

İplik üretiminin detaylarını da paylaşan Genç, geleneksel Kirman yöntemiyle üretim yaptıklarını söyledi:
“60 kozadan bir tane iplik elde ediyoruz. Sıcak suda çözülüyor, çorap söküğü gibi geliyor. Küllü ve sabunlu suda kaynatıp Kirman’a geçirerek eğiriyoruz. Delinmiş kozalar ince iplik, delinmemişler kalın iplik verir. Eski usul el tezgahlarında dokuma yapıyoruz.”

Doğal şalların sağlık açısından da ilgi gördüğünü belirten Genç, özellikle Ankara’daki taleplere dikkat çekti:
“Sarı kozadan, hiç boya kullanmadan şal elde ediyoruz. Yazın serin, kışın sıcak tutar. Ankara’da boyun fıtığı ve boyun düzleşmesine iyi geldiği için çok tercih ediliyor. Çünkü terletmiyor.”

Tülay Genç, el emeğiyle üretilen bu doğal ürünlerin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.

Haber:

Kaynak: AnkaRadar

Ankara

Paylaş

Ankara'dan bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Paylaş

Ankara hakkında merak edilenler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Ankara haberleri →

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.