“Allah Sağlık Afiyet Versin Amin” (ASPAVA): Bir Efsanenin Hikayesi
1980’de Cebeci’de kurulan ASPAVA, “Allah Sağlık Afiyet Versin Amin” anlamıyla Ankara’nın simgesi haline geldi. SSK dürümü ve bol ikramlarıyla tanınan ASPAVA, yıllar içinde bir lezzet kültürüne dönüştü.
Aspava İşletmecisi Nejmettin Akkaya, yarım asırdır ASPAVA kültürünü yaşattığını açıkladı. 1980 yılında Cebeci’de açtıkları ilk dükkândan bugünlere uzanan Aspava kültürünü anlattı. Akkaya, “1980 yılında biz Cebeci’de ilk yerimizi açmıştık. 1986 yılında da Küçükesat’a, hassas bölge karakolunun orada, şu anda meşhur Özçelik Has olarak devam ettirdiğimiz yeri kurmuştuk” dedi.
ASPAVA: Allah Sağlık Afiyet Versin Amin
ASPAVA isminin anlamına da değinen Akkaya, “ASPAVA’ nın açılımı; Allah Sağlık Afiyet Versin Amin” ifadelerini kullandı. Ankara’da artık bir kültür haline gelen ASPAVA hakkında Akkaya, “ASPAVA deyince Ankara’da artık bir kültür oldu. ASPAVA kültürü şöyledir; dürüm olarak biraz daha ön planda. Soslu, soğanlı, kaşarlı…
Ankara Deyince Anıtkabir, Ardından ASPAVA
ASPAVA’ nın simgesi haline gelen SSK’nın nasıl ortaya çıktığını da anlatan Akkaya, “1986 yılında Küçükesat’taki açtığımız yerde müşterimizin ‘Ben dürümün arasına soğan, kaşar, sos istiyorum’ demesiyle SSK kültürü, ASPAVA kültürü oradan başladı” ifadelerine yer verdi. Bu özel isteğin zamanla yayıldığını belirten Akkaya, “Müşterimizin kendi arkadaşlarına söylemesi, o arkadaşların başka arkadaşlarına söylemesi dolayısıyla hızlı bir şekilde bu ASPAVA kültürü yayıldı” dedi.
Yıllar içinde müşteri profilinin değiştiğini de söyleyen Akkaya, “2000 yılına kadar %80’i gençlerden oluşuyordu ama şu anda %80’i aile diyebiliriz” şeklinde konuştu. ASPAVA markasının günümüzde farklı ellerde varlığını sürdürdüğüne de dikkat çeken Akkaya, “Tek sahibi yok, belirli markaların kendi sahipleri var. Ankara’da 5-6 marka var ASPAVA olarak. Diğerleri ASPAVA A.Ş’nin satılmasıyla” dedi.
ASPAVA’ nın Ankara sınırlarını da aştığını ifade eden Akkaya, “Antalya’da açılıyor, yani gittikçe artık bu Türkiye genelinde yayılıyor. Yurtdışında açılmadı ama talep var” sözlerine yer verdi. Ancak sektörün bazı zorluklarla karşı karşıya olduğunu da dile getiren Akkaya, “Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz aslında. Meslek icabında biraz bu meslek artık tercih edilmiyor. Okulların 4+4+4 olması biraz daha bu işe talepleri azalttı. Alttan ustalar yetişmediği için de insanlar biraz daha böyle soğuk bakıyor dışarıya” değerlendirmesinde bulundu.
ASPAVA'yı ASPAVA Yapan İkramlar
ASPAVA kültürünün yayılmasındaki en büyük etkenin sınırsız ikramlar olduğuna dikkat çeken Akkaya, “Biraz ASPAVA kültürünün yayılmasındaki en büyük nedenlerden bir tanesi ikramlar, ikramların sınırsız ve bol olması. 14 çeşit ikram verilmesi ve bu ikramlardan hiçbir ücret talep edilmemesi en büyük özelliklerden birisi” dedi. İkram çeşitlerini de sıralayan Akkaya, “Salata, patates kızartması, soslu kaşarlı tereyağlı patates kızartması, güveçte mantar kaşar, çiğ köfte, cacık, dondurmalı irmik helvası, künefe, semaverde çay, dibek kahvesi, yoğurtlu tarator veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir Yiyen Bir Daha Yemek İstiyor
ASPAVA’nın yıllar içinde sadece bir yemek değil, bir özlem haline geldiğini de belirten Akkaya, “Ankara dışından gelen çok misafirlerimiz oluyor. Genelde müşterilerimizden şunu da çok duyuyoruz: Çocuklar, yurtdışında okuyanlar, askere gidenler… Mesela askerden geldiği zaman veya ülkelerine geldikleri zaman, ‘Annemizden babamızdan daha çok SSK’yı özledik’ diyen müşterilerimizi bile çok duyuyoruz” şeklinde konuştu.


