Güçlü kadın güçlü toplum: İYİ Parti’den aile yılı değerlendirmesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılı “Aile Yılı” olarak ilan edildi. İYİ Parti Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanı Kevser Ofluoğlu: “2025 yılı bütçelerine baktığımızda bir yılda kadın başı 139 TL ayırdığını gördük. AK Parti’nin kadına, aileye ve toplumun güçlendirilmesine gerçekten verdiği değer bu.” dedi.
Aile değerlerinin toplumsal dayanışmadaki rolüne elbette çok önemli. Bu kapsamda 2025 yılında aile yapısının güçlendirilmesi, kuşaklar arası bağların korunması ve sosyal destek projeleri ön plana çıkacak. Kevser Ofluoğlu 2025 bütçesini incelediğini belirterek şunları söyledi:
“2025 bütçesini de biz inceledik. Aile yılına dair neler yapacak ne gibi tedbirler alınmış ya da bütçede ne tür pay ayırmış aileye ya da ailenin temeli kadına diye incelediğimizde şunu gördük; kadının statüsünün güçlendirilmesine dair 5.9 milyar liralık bütçe ayırmışlar. Türkiye’de 42 milyon 500 bin kadın var. Hesapladığımızda gün başı kadının statüsünün güçlendirilmesi, ayağının üstünde durabilmesi için bir güne 38 kuruş, bir yıla da kadın başı 139 TL ayırdığını gördük.” dedi.
Kadını eğitirseniz toplumu güçlendirirsiniz bakış açısına sahip olan Ak Parti’nin çok daha ciddi gündemleri olduğunu söyleyen Ofluoğlu, iktidarın kadını koruyamadığını ve her gün kadın cinayetleri, çocuk istismarları yaşanmasıyla hayatların gözler önünde yok olduğunu aktardı.
“23 yıllık bir sistemsizlik var”
Antalya’da üç çocuk annesinin işe gittiği sırada evde çıkan yangında çocukların mahsur kaldığı olayı anlayan Ofluoğlu sözlerine şöyle devam etti:
“Evde yangın çıkıyor, itfaiye çocukları kurtarıyor bir ambulansa koyuyor. 3 çocuk çocuğu ambulansa koyduğunda gözünde müthiş bir korkuyla beni hastaneye götürmeyin diyen çocuğa niye diye soruyor itfaiyeciler ve çocukta ‘benim annemin parası yok paramız yok onun için annem bana kızar beni hastaneye götürmeyin’ diyor. 4 yaşındaki bir çocuğa benim annemin parası yok beni hastaneye götürmeyin diyen 23 yıllık bir sistemsizlik var ülkemizde.”
“Ülkede bir çürümüşlük, bir yok sayma, bir göz yumma, bir başını çevirme var”
İlgili Haberler
Diyarbakır’da 2022 yılında bir baba, kız çocuğuna açık alanda cinsel istismar uygularken jandarma tarafından suçüstü yapılarak yakalandığı olaya dikkat çeken Oğluoğlu:
“Bizzat tutanağı jandarma tutuyor. Kız çocuğu itiraf ediyor. Kız çocuğun ifadesine göre baba tarafı kıza baskı uyguluyor ve kız ifadesini geri çekiyor. Adam beraat ediyor. Jandarmanın tutanağına, kolluk gücünün suçüstü yapmasına rağmen beraat ediyor. Tekrar şikayetçi oluyor, aile yeni tanıklar getiriyor. Ben bunu ifade etmek zorundayım yeni tanıklar da dinlenmiyor ve beraat veriliyor. Öz kızına 7 yaşından itibaren cinsel istismar uygulayan bir adam bu ülkede cezasız kaldı. Bundan daha korkunç bundan daha utanılası bundan daha kötü bir durum söz konusu olamaz. Ben kız çocuğu olan bir anneyim bunda duygulanıyorum da sinirleniyorum da ne yapılması gerekiyorsa yapsınlar niye yapmıyorlar niye insanların sesi çıkmıyor diye de bir türlü de anlamıyorum. Ülkede bir çürümüşlük, bir yok sayma, bir göz yumma, bir başını çevirme var.” dedi.
“Onlar utanmıyor ama biz utanıyoruz”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve Adalet Bakanına seslenen Kevser Ofluoğlu, çocukları korumakla ilgili bu dezavantajlı grupları, kadınlar başta olmak üzere korumakla ilgili mevzuatta eksiklik neyse gidermeleri gerektiğini vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti:
“Caydırıcı tedbirleri almak zorundalar geçen yıl 26.000 çocuğa cinsel istismar uygulanmış bu ülkede. Biz utanmayalım da kim utansın onlar utanmıyor ama biz utanıyoruz. Ben gerçekten çok utanıyorum bu durumdan, insanlığından. Biz bu şiddetle ilgili bir çalıştay yaptık, çözüm önerilerinde herkesle paylaştık. Halk artık şuna inanıyor bir adaletsizlik bir hukuksuzluk varsa bir davada sosyal medyaya yansırsa bir kamuoyu oluşursa doğru tespit ya da doğru karar verilebileceğini inanıyorlar. O baskıyla yargı doğru karar verir diyorlar. Yargının düşürüldüğü duruma bakar mısınız? Biz kime güveneceğiz?”
“Artık Türk milleti gerçekten ses çıkarmalı, bir karşı duruş göstermeli”
Deprem bölgesindeki insanların oylarını temel barınma ihtiyaçlarını karşılayacakları sözü üzerine kazandıklarını söyleyen Ofluoğlu:
“Demokratik bir şekilde bir yandan açlık sefalet insanlar özgürlüğünü haklarını hukukunu aramayı unuttu. Temel ihtiyaç açlık, barınmak. İnsanlar hep sorguluyor, deprem bölgesindeki insanlar niye bu kadar olaydan sonra oy verdiler diye. Barınma temel ihtiyaçlardan biridir ve ev sözü verdiler. İnsanları kandıran bu ceberrut iktidarın yaptıklarının hepsini bütüncül olarak düşünmek lazım.” dedi.


